Üzerinde düşündüğümüz, emek verdiğimiz her şeyi bu kolektifte bir üretim olarak görüyoruz ve bunu ortaya bitmiş bir eser koymak olarak görmüyoruz.
Bir kitap okuyup üzerine düşünmek, bir metin yazmak, bir soru sormak, bir gezi tasarlamak, bildiğini paylaşmak, bir atölye önermek, yeni bir fikir ortaya atmak ya da başkasının üretimine, fikrine, emeğine destek olmak da bunun bir parçası.
Birbirimizden öğreniyoruz
“Bir uzman anlatır, diğerleri dinler” yerine herkesin bilgisiyle, deneyimiyle, becerisiyle ve merakıyla birbirine alan açabildiği bir topluluk hayal ediyoruz.
Bu, özenin ve niteliğin önemsiz olduğu anlamına gelmiyor. Tam tersine, birbirimizden öğrenirken hazırlığa, emeğe, güvenli bir alana ve yapılan işin hakkını vermeye önem veriyoruz.
Kimimiz bir konuda daha çok şey biliyor, kimimiz doğru soruyu soruyor, kimimiz yeni bir yol öneriyor. Yan yana geldiğimizde bunların hepsi birbirini tamamlıyor.
Her etkinliğin dört duvar arasında yapılması gerekmiyor. Zamanla alanlarımız genişleyecek ve bazen bu dört duvarın ardına taşacağız. Örneğin bir kütüphane, bir orman, yeşil bir alan, bir kitapçı, ara sokaktaki küçük bir kafe veya atölye yaptığımız çalışmanın parçasına dönüşebilir. Bu mekânlarda bazen okur, bazen yazar, bazen konuşur, bazen de mekânın bize açtığı yeni soruların peşine düşeriz. Deneyimini paylaşanın peşinden gitmek de buna dahil😊
İçimize kapanmıyoruz :)
LadiKolektif kendi içine kapanan bir topluluk değil. Zamanla üretilen fikirleri başka kuruluşlar ve başka topluluklarla paylaşmak ve yeni programlar ve atölyeler tasarlamak istiyoruz.
Farklı insanların ve farklı alanların karşılaşmasının topluluğu zenginleştirdiğine inanıyoruz. Kapımız açık; güvene, karşılıklı emeğe ve özene önem veriyoruz.